veteriner kliniği maltepe

İki yüzlü 3 gözlü kedi

20/11/2009 ·

 

 

ABD'de dünyaya gelen ve sıradışı görünüşleriyle hem hayvanseverlerin, hem de zoologların dikkatini çeken kediler, görenlerin de ilgi odağı haline geliyor.
Çünkü bu kedilerin iki yüzü var. Dünyaya iki yüze sahip bir halde gelen ve bazıları hayatta kalıp evcilleştirilirken bazıları da kısa yaşayan kediler, diğer özellikleriyle de dikkat çekiyor. İki yüze sahip kedilerin bazılarının iki burnu ve iki ağzı bulunurken, bazı kedilerin de iki ağıza rağmen tek bir yemek borusu bulunuyor.

Bu inanılmaz olay karşısında şaşkınlık yaşayan hayvanseverler, bu garip duruma karşın kedilerini besleyip bakımını yapmaktan vazgeçmiyorlar. Bilimadamları, bu kedilerin iki yüzlü olmalarına rağmen yaşamalarının önünde bir engel olmadığını belirtirken, kimilerine göre iki yüzlü kedilerin başka sıradışı ve onların davranışlarına yansıyan bazı sorunlar da var.

Tüm garipliklere rağmen kediseverlerin özel ilgi gösterdiği iki suratlı kedi doğumu olayının bir benzeri de Hindistan'da yaşanmış ve dünyaya gelen iki yüzlü bebek ülkenin bir numaralı gündem maddesi haline gelmişti. Ayrıca görenleri hem korkutan hem de şaşırtan bebek halk tarafından "Tanrıça" ilan edilmişti. Yeni Delhi'nin 50 kilometre kuzey doğusunda bulunan ve kırsal bir bölge olan Nagar Uttar Pradesh'de dünyaya gelen iki ağızlı ve 4 gözlü bebeğe Sani ismi konulmuştu.

 

 

kaynak : http://www.sabah.com.tr/Dunya/2009/11/19/iki_yuzlu_3_gozlu_kedi

Yorum (yok) Yorum yaz!

SütEvi, üretimde verimliliği yüzde 100 artırdı

19/11/2009 ·


Tarım Bakanlığı, Ziraat Bankası ve Danone Tikveşli işbirliği ile hazırlanan "Sütüme Sağlık, Köyüme Destek" projesi çerçevesinde kurulan SütEvleri'nin sayısı 15'e ulaştı.
Süt üreticilerinin sorunlarını gidermek amacıyla Tekirdağ'ın Ferhadanlı Köyü'nde kurulan "SütEvi"nin açılışında konuşan Danone Tikveşli Genel Müdürü Okay Eğdirici, 2003 yılından bu yana yürütmekte oldukları "Danone Çiftçi Geliştirme Programı" çerçevesinde bugüne kadar 15 SütEvi açtıklarını, 2010 sonuna kadar ise bu sayıyı 30'un üzerine çıkarmayı planladıklarını söyledi. Eğdirici, "Böylece 1500 küçük ölçekli süt üreticisi hanenin kazançlarını artırmayı amaçlıyoruz" dedi.
Eğdirici, SütEvleri sayesinde köylünün kendi yemini ürettiğini ve maliyetlerini yüzde 20 azalttığını vurgulayarak, "Bu proje ile üreticinin kârlılığı yüzde 25, süt verimliliği ise yüzde 100 artıyor. Verimlilik artırılarak sağımdan doğan iş yükü azaltılıyor. Bu tip sağım merkezlerinden ortalama olarak bir inekten alınan süt 9 litreden 16 litreye çıkmış. Yüzde 100'lük bir verimlilik sağlanmış" diye konuştu. Yurtdışında da aynı projeyi uygulayacaklarını dile getiren Eğdirici, Mısır, Fas ve Tunus'ta da benzeri SütEvleri oluşturmaya başladıklarını söyledi.
 
Tarımsal kredilerde artış
 
146 yıldır tarımsal üretimin gelişmesi ve modernleşmesinde öncü ve lider rol oynadıklarını belirten Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar da Türkiye'de bir ilk olan "SütEvi" modeli ile üreticinin yaşadığı problemleri gidermek ve küçük ölçekli işletmelerin profesyonel bir çiftlik modeli ile çalışarak kaliteli, verimli, kârlı ve sürdürülebilir üretim yapabilmeleri için hayata geçirdiklerini kaydetti. Çağlar, "Tarımsal krediler, bankamızın kuruluş amacına uygun olarak kredi portföyündeki ağırlığını devam ettiriyor. 2009 Eylül itibariyle tarımsal krediler yıl sonuna göre yüzde 12'lik artışla 7.1 milyar TL'ye ulaştı ve 2009'un ilk 9 aylık döneminde kullandırılan tarımsal kredi miktarı ise 4.1 milyar TL olarak gerçekleşti" diye konuştu.
 
kaynak  : http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=132931&KTG_KOD=216

Yorum (yok) Yorum yaz!

Irak pazarı Türkiye'nin kanatlı ihracatını patlattı

19/11/2009 ·

 
Irak pazarının açılması ve kuş gribi görülmemesinin etkisiyle Türkiye'nin kanatlı eti ihracatı iki yılda ikiye katlanacak. BESD-BİR Genel Sekreteri Yüce Canoler ihracatın yıl sonunda 100 bin tona ulaşmasını beklediğini söyledi.
 
Irak ve Azerbaycan'a ihracat imkânı doğması ve kuş gribi görülmemesinin de etkisiyle Türkiye'nin kanatlı eti ihracatında rekor artış yaşanıyor. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği (BESD-BİR) Genel Sekreteri Yüce Canoler, 2007 yılında 50 bin ton, geçen yıl 80 bin ton olarak gerçekleşen ihracatın, 2009 yılı sonunda 100 bin tona ulaşmasını beklediğini söyledi.
Yüce Canoler, Irak'a 2008 yılında kanatlı eti ihraç edilmeye başlanmasıyla ihracatta canlılık yaşandığını söyledi. Irak'a ihracatın 2008 yılının son 3 ayında başladığını ve bu süre zarfında 9 bin tonun üzerinde piliç eti ihracatı yapıldığını anlatan Canoler, şöyle devam etti: "Irak daha önce yumurta alıyordu ama piliç eti almıyordu. Yumurtada gayet güzel pazar oluşmuştu. Şimdi ayda 4 veya 5 bin ton civarında piliç eti alıyor. Şu anda 40 bin tona yakın ihracatımız var. Bu, şimdiye kadar yaşanmamış bir ihracat seviyesi. Bu yıl sonunda ihracatın 100 bin tona ulaşmasını bekliyorum."
 
Kuş gribi görülmemesi etkili
Canoler, Irak'ın daha önce kanatlı eti Brezilya'dan büyük partiler halinde gemilerle aldığını ancak küresel kriz nedeniyle buradan gelen malın birkaç kez aksaması nedeniyle yönünü Türkiye'ye çevirdiğini belirtti.
Canoler, eylül ayında Rusya'dan gelen 5 ayrı heyetin Türkiye'deki firmaları, kesimhaneleri, gıda laboratuvarlarını ve yem fabrikalarını incelediklerini ifade etti. Heyetin ülkelerine dönünce Türkiye'de Avrupa Birliği'nin (AB) de onayını alan 6 firmaya kanatlı eti ihracatına izin verilebileceği yönünde rapor hazırladığına dikkati çeken Canoler, şunları söyledi: "2010 yılında kanatlı eti ihracatına Rusya'nın da dahil olması bekleniyor. Kuş gribi görülmediği için ihracatımızda son 3 yılda çok olumlu gelişmeler var. 2006 yılında olduğu gibi kuş gribi çıkarsa bütün kapılar bize kapanır. Kuş gribi olmadığı takdirde, 2010 yılında Rusya'nın pazara girmesi, AB'nin ısıl işlem görmüş ürünlere izin vermesiyle çok iyi bir ihracat rakamına ulaşacağımızı düşünüyorum."
 
Devlet Rusya ile anlaştı
Şen Piliç Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Gürdamar ise 2009 yılının kanatlı eti üreticileri için kötü geçmediğini söyledi. Irak ve Azerbaycan'a ihracat imkânı çıkmasından dolayı krizin sektörü vurmadığını kaydeden Gürdamar, "İhracatta belki de yüzde yüze yakın artış var ama tam olarak söyleyemiyorum çünkü elimde somut rakam yok. Şunu söyleyebilirim: Bizden ihracata takriben haftada 15 TIR mal gidiyor. Yoğun bir şekilde Irak'a ihracat yapılıyor. Ülkeler arasında ihracat olabilmesi için devletler arasındaki ilişkilerin de iyi olması gerekiyor. İlişkiler iyi olursa ticaret de hızlanıyor. Irak konusunda böyle bir durum var" diye konuştu.
İran ve Rusya'ya ihracat yapılabilmesi için çalışma yürütüldüğünü belirten Gürdamar, "Devlet Rusya'ya beyaz et ihracatı için anlaştı. Rusya sanıyorum bize 2010 yılı için bir kota verecek. Ardından 2010 yılında Rusya'ya ihracat başlayacak diye düşünüyorum" dedi.
Gürdamar, Rusya'nın yıllık 30 bin tonluk ihracat kotası vereceğinden bahsedildiğini belirtti ve ekledi: "Rusya'nın yıllık 1 milyon 200 bin ton tavuk eti ithal ettiğini biliyoruz. 30 bin ton çok az bir rakam. Rusya hemen burnumuzun dibinde 1 milyon 200 bin ton tavuk eti ithalatı yapıyor. 2010 yılından ümitliyiz, daha iyi olacak diye bekliyoruz."
Öte yandan Banvit, ilk parti ısıl işlem görmüş piliç ürünlerinin İngiltere'ye ihracatını dün gerçekleştirdi. Türkiye'den aralarında Banvit'in de bulunduğu 7 firma, mart ayında AB ülkelerine işlenmiş kanatlı et ihracatı için izin almıştı.

kaynak : http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=132848

Yorum (yok) Yorum yaz!

17 metre ve 300 kiloluk yılan Çin'i karıştırdı

12/11/2009 ·

Çin'de ormanda bulunduğu ve 16,7 metre uzunluğunda olduğu iddia edilen bir yılan fotoğrafı internette sansasyon yaratırken, yerel yetkililer haber ve fotoğrafın “uydurma” olduğunu belirtti.

Çin Komünist Partisi'nin gazetesi People's Daily'nin web sitesinde yayınlanan haber ve fotoğrafta, Jiangşi bölgesindeki Guiping kenti dışında yol inşaatı için ormanda temizlik yapan işçilerin iki dev boa yılanı buldukları belirtildi.

Buldozerin kepçe darbesinin toprağı kazarken yılanlardan birini yaraladığını yazan gazete, aynı anda altın renkli ikinci bir yılanın ağzı açık bir halde ortaya çıktığını, buldozer operatörünün korkudan felç olduğunu, diğer işçilerin de canlarını kurtarmak için kaçtıklarını iddia etti.

İşçiler geri döndüğünde yaralı boa yılanının öldüğünü ve diğer yılanın ortadan kaybolduğunu, buldozer operatörünün ise kendinden geçmiş halde bulunduğunu kaydeden Çin gazetesi, operatörün hastaneye kaldırılırken kalp krizi geçirdiğini ve hayatını kaybettiğini yazdı.

Gazeteye göre, 16,7 metre uzunluğunda ve 300 kilo ağırlığındaki ölü boa yılanının 140 yaşında olduğu tahmin ediliyor.
Guiping'deki yerel hükümet yetkilileri ise, bölgede boa yılanının yaşamadığını belirterek, haber ve fotoğrafın aldatmaca olduğunu belirtti.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Boğa ve piton yılanına otopsi yapıldı

7/11/2009 ·



Konya'da hayvanat bahçesinde aniden ölen piton ve boğa yılanlarına nekropsi (otopsi) yapılarak ölüm nedeni araştırılmaya başlandı.
Yılanların nekropsisine 3 profesör ve 25 öğrenci katıldı. 
Konya'da hayvanat bahçesinde bulunan 2 metre 42 cm boyunda ve 6 kilo ağırlığındaki piton ile 2 metre boyunda ve 4,5 kilo ağırlığındaki boğa yılanı dün henüz bilinmeyen bir nedenden bulundukları kafeslerinde öldü. İki yılanın ölmesinin ardından ölüm nedenlerinin öğrenilmesi için Selçuk Üniversitesi (SÜ) Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda nekropsi yapılmasına karar verildi. SÜ Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Çiftçi, Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Mustafa Ortatatlı ve Prof. Dr. Fatih Hatipoğlu ile 25 öğrencinin katılımıyla piton ve boğa yılanı nekropsiye alındı. Nekropside tüm organlar incelenip numuneler alındı. 
"ASLAN OTOPSİSİ YAPTIK, YILANI İLK DEFA YAPIYORUZ" 
Piton ve boğa yılanının kendilerine getirildiğini belirten Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Çiftçi, "Hayvanat bahçesinde piton ve boğa yılanı ölmüş, otopsi için bize getirildi. Piton yılanı büyük yılanlardır, zehirsizdir fakat sindirim sisteminde zehir olma ihtimali var. Normal bir piton insanı bile yiyebilir. Bu bizim ilk yılan nekropsimiz, dikkatle yapıyoruz. Hayvanların soğukta kaldığı, bu nedenle ölmüş olabileceği şekilde bilgi geldi. Biz ölüm nedenini nekropsiden sonra kesin belirleyeceğiz" dedi. 
Patoloji Anabilim Dalı'nda daha önce de bir çok hayvanın nekropsisini yaptıklarını ifade eden Çiftçi, "Genelde kümes hayvanları geliyor. Bunları inceliyoruz. Şuana kadar bize farklı olarak aslan, deve kuşu, deve, leylek ve pelikan gibi bir çok hayvanı inceleyerek ölüm nedenlerini tespit ettik. Yılan gibi bir havyanın nekropsisi çok farklı geldi ancak bunu da en iyi şekilde yaptık. Her organından aldığımız örnekleri inceledikten sonra kesin ölüm nedenini ortaya koymayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. 
Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Ortatatlı da, ilk nekropsiyi piton yılaniına yaptıklarını ifade ederek, "Mide ve bağırsaklarda kan vardı. Esas bu hayvanların organları da diğer hayvanlarla aynı. Yalnız ince uzun yapıda olduğu için organları da bu şekilde yerleşiyor. Organlar ağızdan sonra yemek borusu, mide kısmı, ortalarda kalbi, sağlı sollu ciğerleri ve böbrekleri bulunmaktadır. Boğa yılanı da aynı şekilde. 3-4 gün sonra ölüm nedenini belirleriz" diye konuştu.

 
Kaynak:

http://www.merhabahaber.com/cikti.php?mode=news&id=15454

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

BONCUK VETERİNER KLİNİĞİ

maltepe veteriner, maltepede veteriner, maltepede pet shop, maltepe veteriner kliniği

BONCUK VETERİNER KLİNİĞİ

FEYZULLAH CADDESİ GÜMÜŞ SOKAK

BABACAN APARTMANI NO: 2

MALTEPE / İSTANBUL

kroki için tıklayınız

siteye giriş

Clicky Web Analytics



























Webservis